Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ABD Başkanı Donald Trump’ın resmî daveti doğrultusunda 23-25 Eylül tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’ni ziyaret edecek. İki liderin mayıs ayında Pekin’de attığı adımların devamı niteliğindeki bu temas, son altı ay içinde gerçekleşen ikinci üst düzey buluşma olarak ikili ilişkilerde stratejik istikrarı güçlendirmeyi hedefliyor.
Pazartesi günü ziyarete dair ayrıntıları paylaşan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, liderler arasındaki diplomatik temasın önemine dikkat çekti.
karşılıklı ziyaretlerin tarihî bir kilometre taşını simgelediğini dile getirmiştir.
Stratejik İstikrar ve Yeni Vizyon
Liderler diplomasisi, iki ülke arasındaki ilişkilerde yönlendirici bir pusula ve denge unsuru olmayı sürdürüyor. Xi Jinping ile Donald Trump’ın mayıs ayındaki görüşmesinde kararlaştırılan vizyon, gelecek üç yıl ve sonrasındaki süreçte yapıcı ortaklığı hedefliyor.
Çin Devlet Başkanı Xi, benimsedikleri yaklaşımın çerçevesini şu sözlerle aktarmıştır:
“yapıcı stratejik istikrar” kavramının özünü, belkemiği olarak iş birliğine dayalı pozitif istikrar, ılımlı rekabete dayalı sağlam istikrar, yönetilebilir farklılıklara dayalı sürekli istikrar ve barış vaatlerine dayalı kalıcı istikrar
Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitüleri bünyesindeki Amerika Çalışmaları Enstitüsü Direktörü Wang Honggang, belirlenen bu çerçevenin doğruluğunu vurgulamıştır.
“yapıcı stratejik istikrar”ın Çin-ABD ilişkilerinin gelişimi için uzun vadeli istikamet olduğunu belirtmiştir.
Çin Sosyal Bilimler Akademisi Amerika Çalışmaları Enstitüsü bünyesinde görev yapan Doç. Dr. Zhang Tengjun ise sürecin eylem odaklı bir nitelik taşıdığını ve rekabetin sıfır toplamlı bir çatışma olmadığını ifade etmiştir. İki ülkenin ekonomi ve ticaret heyetleri de bu doğrultuda istişarelerini sürdürmektedir.
devlet başkanları düzeyindeki diplomasinin sunduğu stratejik rehberliğin ikili ilişkilerin gidişatına yön verdiğini ve bu rolün yerinin doldurulamaz olduğunu CGTN’ye açıklamıştır.
Ekonomik Bağlar ve Küresel Zirveler
Çin’in 15. Beş Yıllık Planı’nın yürürlüğe girdiği ve ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümünün kutlandığı 2026 yılında, karşılıklı iş birliği küresel ölçekte önem taşımaktadır.
“Bir konuda elde edilen başarı, başka bir başarıya fırsat tanır ve istikrarlı ikili ilişkiler tüm dünyaya fayda sağlar.”
ABD-Çin İş Konseyi tarafından 175 Amerikan şirketiyle 2026 yılında yapılan anket çalışması, şirketlerin yüzde 95’inin Çin pazarını küresel rekabetçilik açısından kritik gördüğünü ortaya koymuştur. Konsey Başkanı Sean Stein konuya ilişkin değerlendirmede bulunmuştur.
“Çin, Amerikalı şirketlerin küresel rekabet gücünün önemli bir parçası.”
Ekonominin yanı sıra kolluk kuvvetleri düzeyinde uyuşturucuyla mücadele, siber dolandırıcılık ve suçluların iadesi gibi konularda koordinasyon sağlanmaktadır. İki ülke bu yıl Shenzhen’deki APEC Ekonomi Liderleri Toplantısı ve Miami’deki G20 Liderler Zirvesi organizasyonlarına ev sahipliği yaparak küresel gündemi belirleyecektir.




