Bilim insanları, Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde “Süper El Niño” olarak adlandırılan ekstrem bir iklim olayının başladığına dair veriler elde etti. ABD İklim Tahmin Merkezi, bu döngünün 2026 yılının Mayıs ve Temmuz ayları arasında başlama olasılığını yüzde 61 olarak açıkladı.
Küresel Hava Olaylarında Şiddetli Değişim Bekleniyor
Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden 2°C daha fazla yükselmesiyle tanımlanan Süper El Niño, geçmişte 1982, 1997 ve 2015 yıllarında yaşanan yıkıcı doğa olaylarıyla benzerlikler taşıyor. Uzmanlar, Batı Pasifik’teki hızlı ısınmanın önceki en güçlü evrelerle birebir örtüştüğünü vurguluyor.
Süper El Niño, deniz yüzeyi sıcaklık sapmasının mevsim normallerinin en az 2°C üzerine çıkmasıyla karakterize edilen, küresel atmosfer dolaşımını kökten değiştiren bir iklim olayıdır.
Isı Doğuya Kayıyor: Kelvin Dalgaları Devreye Girdi
Yıllardır süren La Niña fazında okyanusun batısında biriken sıcak sular, alize rüzgarlarının zayıflamasıyla serbest kaldı. Tespit edilen güçlü batı rüzgarları, okyanusun altında “Kelvin dalgası” olarak bilinen dev bir sıcak su kütlesini doğuya doğru itmeye başladı. Bu ısının yüzeye çıkmasıyla birlikte şu etkilerin görülmesi öngörülüyor:
- Kutuplardan ekvatora kadar olan tüm jet akımlarının rotasının değişmesi.
- Pasifik kaynaklı sarsıntıların binlerce kilometre ötedeki Avrupa ve Balkanlar’da ekstrem hava koşullarına yol açması.
- Atmosfer dolaşımının değişerek küresel yağış ve sıcaklık dengelerini bozması.
2026 ve 2027 Tarihin En Sıcak Yılları Olabilir
Avrupa Copernicus programı verilerine göre, 2026 yılının Mart ayı tarihteki en sıcak dördüncü Mart ayı olarak kayıtlara geçti. Deniz suyu sıcaklıkları ise şimdiden ölçülen en yüksek ikinci seviyeye ulaştı. Mevcut ısınma eğiliminin Süper El Niño ile birleşmesi sonucunda, 2026 ve 2027 yıllarının küresel sıcaklık rekorlarını kırması bekleniyor.
Modern tarihin en güçlü iklim krizlerinden biri olmaya aday gösterilen bu doğa olayının şiddeti, 2026 yılının yaz ve sonbahar aylarında netlik kazanacak. Uzmanlar, bu durumun tarım, enerji ve küresel ekonomi üzerinde ciddi baskılar oluşturabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.




