Bilim dünyasının son verilerine göre, her altı kişiden birinde görülen metabolik karaciğer hastalığının, mevcut artış hızıyla 2050 yılında küresel ölçekte 1,8 milyar vakaya ulaşması bekleniyor.
İsim Değişikliği ve Vaka Sayılarındaki Hızlı Yükseliş
Daha önce “alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı” (NAFLD) olarak adlandırılan ve tıp literatüründe yeni ismiyle Metabolik Disfonksiyonla İlişkili Steatotik Karaciğer Hastalığı (MASLD) olarak tanımlanan rahatsızlık, küresel bir sağlık krizine dönüşüyor. Lancet Gastroenterology & Hepatology dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, 1990 yılında 500 milyon olan vaka sayısı 30 yılda yüzde 143 artarak 1,3 milyara ulaştı.
Artışın Arkasındaki Üç Temel Neden
Washington Üniversitesi Sağlık Ölçütleri ve Değerlendirme Enstitüsü (IHME) tarafından yürütülen araştırma, vakalardaki patlamayı üç ana etkene dayandırıyor. Yüksek kan şekeri, obeziteyle doğrudan bağlantılı olan yüksek vücut kitle endeksi (BMI) ve dünya nüfusundaki yaşlanma süreci, hastalığın yayılmasındaki temel faktörler olarak saptandı.
“Hastalığın en sık görüldüğü grup 80-84 yaş aralığı olsa da, erkeklerde 35-39 ve kadınlarda 55-59 yaş grupları en yoğun hasta kitlesini oluşturmaktadır.”
Bölgesel Dağılım ve Avrupa’daki Durum
Veriler, hastalığın Kuzey Afrika ve Orta Doğu bölgelerinde en yüksek yoğunluğa ulaştığını gösteriyor. Batı Avrupa genelinde ise İngiltere, 1990’dan bu yana vaka sayısında kaydettiği yüzde 33’lük artışla bölgedeki en keskin yükselişi yaşayan ülke olarak kayıtlara geçti.
Sessiz Seyreden Hastalığın Belirtileri ve Riskleri
MASLD genellikle klinik bir belirti vermemesi nedeniyle teşhis aşamasında zorluklara yol açıyor. Hastalığın nadir görülen semptomları arasında aşırı halsizlik ve kaburgaların sağ alt kısmında hissedilen donuk ağrılar yer alıyor. Erken teşhis ve modern tıp sayesinde ölüm oranları sabit kalsa da, uzmanlar tedbir alınmadığı takdirde vakaların karaciğer sirozu ve kanserine evrilebileceği uyarısında bulunuyor.
- 1990’da 500 milyon olan vaka sayısı günümüzde 1,3 milyara ulaştı.
- Hastalığın en önemli tetikleyicisi yüksek kan şekeri ve obezite olarak belirlendi.
- Genç yetişkinlerde görülme sıklığı her geçen yıl artış gösteriyor.
“Küresel sağlık politikalarında sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz teşvik edilmezse, mevcut hafif yağlanma vakaları gelecekte geri dönüşü olmayan organ yetmezliği krizlerine dönüşebilir.”




