Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan ayının ilk haftasında (25 Şubat 2026) gerçekleştirilen AKP Grup Toplantısı’nda, Türkiye’nin sosyal ve manevi atmosferine dair önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasının merkezine “manevi birliktelik” ve “ulusal kimlik” vurgusunu alan Erdoğan, son günlerde dillerden düşmeyen bir ilahiye özel parantez açtı.
Celal Karatüre’ye Teşekkür: “Tek Ses, Tek Yürek”
Erdoğan, sosyal medyada ve toplumda geniş yankı uyandıran, Celal Karatüre tarafından seslendirilen “Kâbe’de hacılar Hû der Allah” ilahisinin, toplumu birleştiren bir köprü görevi gördüğünü belirtti.
Erdoğan’ın Mesajı:
“Kabe’de hacılar, Hu der Allah… Bu ilahi 7’den 70’e insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden; ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum…”
Bu ilahinin sadece bir melodi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin ortak ruhunu yansıttığını ifade eden Cumhurbaşkanı, icracı Celal Karatüre’ye bizzat teşekkürlerini iletti.
Ramazan İklimi ve “Özlenen Tablo”
Erdoğan, 2026 Ramazan ayının (18 Şubat’ta başlayan) manevi ikliminin Türkiye geneline yayıldığını ve bu tablonun ülkenin asıl kimliği olduğunu savundu:
-
Gönüllere Şifa: Camilerin dolup taşması ve Kur’an tilavetlerinin artması, Erdoğan tarafından toplumun “manevi şifası” olarak nitelendirildi.
-
Gerçek Türkiye Fotoğrafı: Cumhurbaşkanı, bu atmosferi “gerçek Türkiye fotoğrafı” olarak tanımlayarak; bu manzaradan rahatsızlık duyanların ülkenin değerleriyle barışması gerektiğini dile getirdi.
-
Manevi Birlik: Siyasi polemiklerin ötesinde, toplumun inanç ekseninde birleşmesinin ülkeyi daha dirençli kıldığını vurguladı.
Siyasi Mesaj: “Kimse Rahatsız Olmamalı”
Erdoğan, konuşmasında bu manevi atmosferin kamusal alandaki görünürlüğüne yönelik eleştirilere de kapıyı kapattı. Bu tablonun “ülkenin özü” olduğunu söyleyerek, kucaklayıcı ama tavizsiz bir tutum sergiledi.




