Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’na yönelik açılan iptal davası, son günlerde yaşanan gelişmeler ve Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanmasıyla yeniden Türkiye siyasetinin sıcak başlıklarından biri haline geldi.
Mahkemeden Delege Listesi Talebi
Sürecin en taze gelişmesi, mahkemenin delege listelerine yönelik hamlesi oldu. Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın müdahil olduğu davada, yargı makamı taraflardan delege listelerini talep etti:
-
Davacı Taraf (Lütfü Savaş): Kemal Kılıçdaroğlu dönemindeki delege listesini mahkemeye sundu.
-
CHP Yönetimi: Kurultay sonrası yenilenen ve güncel haliyle mevcut delege listesini iletti.
Bu talep, kurultay iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığını (usulsüzlük iddialarını) incelemek adına davanın seyri açısından kritik bir aşama olarak görülüyor.
İstinaf Süreci ve Akın Gürlek Etkisi
Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, geçtiğimiz Ekim ayında kurultayın iptali istemini reddetmişti. Ancak dosya davacı tarafça İstinaf’a taşındı. Şu anki hukuki tabloyu şu başlıklar özetliyor:
-
Duruşma Tarihi: Lütfü Savaş’ın katılma talebinin kabul edildiği davada bir sonraki duruşma 23 Şubat 2026 tarihine ertelenmiş durumda.
-
Mutlak Butlan İddiası: Davacılar, kurultayın en baştan itibaren hukuken geçersiz olduğunu (“mutlak butlan”) ve Özgür Özel yönetiminin meşru olmadığını savunuyor.
-
Adalet Bakanı Ataması: Akın Gürlek’in yeni Adalet Bakanı olması, CHP kulislerinde “yargı eliyle siyasi müdahale” endişelerini tetikledi. CHP kaynakları, dosyanın hukuken temiz olduğunu belirtse de atamanın bir “korku iklimi” yaratma amacı taşıyabileceği görüşünde.
Kayyum İhtimali Gerçek mi?
Eğer istinaf mahkemesi “mutlak butlan” kararı verirse, bu durum Özgür Özel ve mevcut yönetimin aldığı tüm kararların yok hükmünde sayılmasına yol açabilir. Bu senaryoda, partiyi yeni bir kurultaya götürmek üzere kayyum atanması yasal bir zorunluluk haline gelebilir. Ancak hukukçular, bir siyasi partiye kayyum atanmasının çok ağır bir müdahale olduğunu ve somut, sarsılmaz kanıtlar gerektirdiğini vurguluyor.
Not: Mahkemenin önceki duruşmalarda kayyum taleplerini reddetmiş olması, şu an için bu ihtimalin düşük ancak hukuken masada olduğunu gösteriyor.




