Slovenya, jeopolitik risklere karşı biriktirdiği 4,22 tonluk altın rezervinin tamamını, “anında nakde çevrilebilirlik” gerekçesiyle yurt dışındaki finans merkezlerinde tutuyor.
Küresel piyasalarda merkez bankalarının altına yönelme trendine Slovenya da katıldı; ancak ülke, fiziksel saklama konusunda ilginç bir strateji izliyor. Geçen yılın sonu itibarıyla yaklaşık 498 milyon euro değerinde altın rezervi bulunan Slovenya’nın kasasında, kendi toprakları içinde tek bir gram altın dahi bulunmuyor.
Rakamlarla Slovenya’nın Rezervi
Slovenya Merkez Bankası’nın paylaştığı verilere göre rezervlerin detayları şu şekilde:
-
Toplam Miktar: 4,22 Ton.
-
Format: “Good Delivery” standardında, %99,5 saflıkta külçeler.
-
Adet: Her biri 12,4 kg ağırlığında yaklaşık 340 adet külçe.
-
Saklama Yeri: Slovenya dışındaki (muhtemelen Londra veya New York) uzman finans kuruluşları.
Neden Yurt Dışında Saklanıyor?
Slovenya Merkez Bankası, altınların ülke dışında tutulmasını likidite yönetimi ile açıklıyor. Bankaya göre altınların küresel finans merkezlerinde (örneğin İngiltere Merkez Bankası veya New York FED) bulunması, kriz anlarında bu varlıkların “tek tuşla” uluslararası piyasalarda işleme sokulmasına ve anında nakde çevrilmesine olanak tanıyor.
Küresel Tartışma: Trump ve Almanya’nın Altınları
Altınların nerede saklandığı konusu, sadece Slovenya’nın değil, Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’nın da ana gündem maddelerinden biri.
Ons altın fiyatının 5.400 doları test etmesinin ardından, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı FED başkanı olarak seçmesiyle fiyatlar 4.900 dolar seviyelerine geriledi. Bu süreçte Trump’ın Avrupa’ya yönelik şahin söylemleri, Almanya’da “New York’taki altınlarımızı geri getirelim” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Almanya, 1.230 tondan fazla altınını halen New York FED’de tutuyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Payı
Slovenya’nın altınlarının bir kısmı ise kurumsal olarak artık ülkeye ait değil. 1 Ocak 2007’de Euro Bölgesi’ne katılım kuralları gereği, rezervlerin 191,6 milyon euro tutarındaki kısmı Frankfurt’taki Avrupa Merkez Bankası’na (ECB) devredildi. Bu devredilen payın %15’i fiziksel altın, %85’i ise ABD doları olarak ECB mülkiyetine geçti.




