Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini %38 seviyesine çekmesine ve enflasyondaki düşüşe rağmen, bankaların kredi faizlerinde yılın ilk haftalarında sert bir yükseliş yaşandı.
2025 yılının son haftalarında düşüş trendine giren kredi faizleri, 2026 yılına girilmesiyle birlikte yönünü tekrar yukarı çevirdi. Özellikle bireysel tüketicileri yakından ilgilendiren ihtiyaç kredilerinde faiz oranları son dört ayın zirvesine ulaştı.
İhtiyaç Kredisinde Sert Hareket
Aralık ayı sonunda %46,37 seviyesine kadar gerileyen ortalama ihtiyaç kredisi faizleri, sadece iki hafta içerisinde yaklaşık 17 puanlık bir artış gösterdi.
-
26 Aralık: %46,37
-
2 Ocak: %54,48
-
9 Ocak: %63,53
Uzmanlar, vergi (BSMV ve KKDF) ve diğer ek maliyetler eklendiğinde ihtiyaç kredisinin yıllık toplam maliyetinin %80’in üzerine çıktığına dikkat çekiyor.
Mevduat ve Kredi Makası Açılıyor
Kredi faizleri yükselirken, bankaların tasarruf sahiplerine verdiği mevduat faizlerinde ise tam tersi bir tablo hakim. Mevduat faizleri son iki yılın en düşük seviyelerini test ediyor:
| Vade Yapısı | Mevduat Faizi Oranı | Durum |
| 1 Aya Kadar | %44,70 | 2 yılın en düşüğü |
| 1-3 Ay Arası | %45,79 | 2 yılın en düşüğüne yakın |
Faizler Neden Artıyor?
TCMB’nin bu hafta politika faizinde 150 baz puanlık bir indirim daha yapması beklenirken, kredi faizlerinin artmasının arkasında birkaç temel neden bulunuyor:
-
Bilanço Ayarlamaları: Bankaların yıl başı itibarıyla kredi büyüme sınırlarını ve risk primlerini yeniden düzenlemesi.
-
Düzenlemeler: Kredi büyüme hızına getirilen sınırlamaların bankaları faiz artışına zorlaması.
-
Kâr Marjları: Mevduat maliyeti düşerken kredi faizlerinin yüksek tutulmasıyla banka kâr marjlarının korunmaya çalışılması.
TCMB’nin 2026 sonu enflasyon tahmini %16 seviyesindeyken, mevcut kredi faizlerinin bu seviyenin çok üzerinde kalması piyasadaki sıkılaşmanın bir süre daha devam edebileceğini gösteriyor.




