İsviçre’nin bugün dünyanın altın merkezi haline gelmesinin arkasında, tarafsızlık politikasından teknolojik devrimlere, hatta karanlık savaş yıllarına uzanan çok katmanlı bir hikaye yatıyor.
İşte İsviçre’nin yoksul bir köylü ülkesinden küresel altın devine dönüşümünün köşe taşları:
1. Savaşın “Güvenli Kasası” Olmak
Tarih profesörü Tobias Straumann’a göre İsviçre’nin yükselişi, Avrupa’nın geri kalanı savaşlarla kavrulurken istikrarlı ve tarafsız kalmasıyla başladı.
-
Nazi Altınları ve Karanlık Geçmiş: II. Dünya Savaşı sırasında İsviçre Merkez Bankası (SNB), Nazi Almanyası’ndan büyük miktarda altın satın aldı. Daha sonra bu altınların bir kısmının Holokost kurbanlarından ve işgal edilen ülkelerin merkez bankalarından çalındığı ortaya çıktı. Bu sermaye akışı, savaş sonrası İsviçre ekonomisinin bel kemiğini oluşturdu.
-
Mülteci Sermayesi: Avrupa’daki kargaşadan kaçan varlıklı aileler, birikimlerini yanlarında (bazen paltolarının astarında gizleyerek) İsviçre bankalarına taşıdı.
2. Ticino’daki “Saflık Devrimi”
İsviçre sadece bir kasa değil, aynı zamanda dünyanın en gelişmiş rafineri merkezi haline geldi.
-
999.9 Saflık Standardı: İtalyanca konuşulan Ticino bölgesindeki kimyagerler, altını asitte çözüp %99,99 saflığa ulaştıran teknikleri mükemmelleştirdi. Bu “dört dokuz” (four nines) standardı, İsviçre külçelerini dünya genelinde “güven sembolü” haline getirdi.
-
Lojistik ve Bürokrasi: İtalya’daki mücevher devleri, kendi ülkelerindeki hantal bürokrasi yerine, sınırın hemen ötesindeki hızlı ve verimli İsviçre rafinerilerini tercih etti.
3. Borsalar Arası Köprü Rolü
Londra ve New York gibi dev borsaların külçe standartları farklıydı. İsviçre, bu uyumsuzluğu bir fırsata çevirdi.
-
Eritip Yeniden Dökme: Farklı pazarlara giden altınların sürekli eritilip o pazarın standardına uygun hale getirilmesi gerekiyordu. İsviçre, bu işlemi dünyada en hızlı ve en yüksek kalitede yapan yer oldu.
-
Güncel Veriler: Bugün dünyadaki altın rafinasyon kapasitesinin yaklaşık %70’i İsviçre’de bulunuyor. Ülke, madeni olmamasına rağmen yılda yaklaşık 88-100 milyar dolar değerinde altın ihraç ediyor.
4. Kaynağı Belirsiz Altınlar ve Etik Tartışmalar
İsviçre’nin bu başarısının bir de “gri alanı” bulunuyor. Ülkenin hiç altın madeni olmamasına rağmen, bazen hiç üretimi olmayan ülkelerden tonlarca altın ithal ettiği görülüyor.
-
Togo ve Burkina Faso Örneği: 2014’teki bir skandalda, Togo’dan gelen tonlarca altının aslında Burkina Faso’da çocuk işçilerin zor koşullarda çıkardığı “kanlı altınlar” olduğu anlaşıldı.
-
Şeffaflık Baskısı: Günümüzde İsviçre rafinerileri (Valcambi, Metalor, PAMP, Argor-Heraeus), tedarik zincirlerinin şeffaf olması ve etik standartlara uyması konusunda uluslararası sivil toplum kuruluşlarının (Oxfam vb.) sıkı takibi altında.
İsviçre’nin altın piyasası üzerindeki hakimiyeti, günümüzde de Çin, Hindistan ve Türkiye gibi büyük alıcılara yapılan devasa sevkiyatlarla devam ediyor.




