Kuzey Kutbu’ndan Antarktika’ya kadar tüm gezegende hissedilen ve modern sismoloji tarihinin en sıra dışı olaylarından biri olarak kaydedilen sarsıntının sırrı çözüldü. Bilim insanları, 9 gün boyunca süren bu gizemli sismik “uğultunun” arkasında, iklim krizinin tetiklediği devasa bir heyelan ve ardından gelen “mega tsunami” olduğunu ortaya koydu.
Felaketin Fitili: 10 Bin Olimpik Havuzluk Kaya Kütlesi
Olay, Grönland’ın doğusundaki Dickson Fiyordu‘nda başladı. Küresel ısınma nedeniyle dağın eteklerindeki buzulların incelmesi, 1.200 metre yükseklikteki devasa bir kütlenin desteğini kaybetmesine yol açtı.
-
Kütle Hacmi: Yaklaşık 25 milyon $m^3$ kaya ve buz.
-
Ölçek: Bu miktar, 10.000 olimpik yüzme havuzunu dolduracak bir hacme eşdeğer.
-
İlk Etki: Fiyorda düşen kütle, başlangıçta 200 metre yüksekliğe ulaşan, tarihin en büyük tsunamilerinden birini yarattı.
Dar Fiyortta “Seiche” Etkisi: 9 Günlük Çalkalanma
Normal bir tsunami açık denize ulaştığında enerjisini hızla kaybederken, Dickson Fiyordu’nun dar ve derin yapısı enerjiyi hapsetti. Fizikte “seiche” olarak bilinen olay gerçekleşti:
-
Hapsolan Enerji: Dev dalga, fiyortun duvarlarına çarparak geri döndü.
-
Sürekli Hareket: Su kütlesi, dev bir küvetteki suyun ileri geri çalkalanması gibi 9 gün boyunca fiyort içinde gidip geldi.
-
Küresel Uğultu: Bu devasa su kütlesinin sürekli çalkalanması, yer kabuğuna iletilen ve tüm dünyadaki sismograflar tarafından kaydedilen tekdüze bir sismik sinyal yarattı.
İklim Krizinin “Sismik” Mesajı
Bu olay, iklim değişikliğinin sadece atmosferi değil, bizzat yer kabuğunu ve jeolojik istikrarı da etkilediğini kanıtladı.
-
Tahribat: Bölgede insan bulunmaması can kaybını önlese de, dalgalar 70 kilometre uzaklıktaki bir araştırma istasyonunu tamamen yerle bir etti.
-
Gelecek Riskleri: Uzmanlar, kutup bölgelerindeki buzullar erimeye devam ettikçe, dağ yamaçlarının dengesinin daha fazla bozulacağı ve bu tür “mega olayların” artık daha sık yaşanacağı konusunda uyarıyor.
Sismologlar, yaşanan bu 9 günlük uğultuyu, doğanın dengesinin ne kadar hassas bir noktaya geldiğine dair küresel bir imdat çağrısı olarak nitelendiriyor.




