Bram Stoker’ın 1897 tarihli ölümsüz eseri Dracula, İngiltere’nin kuzey kıyısındaki Whitby kasabasını sadece bir roman mekanı değil, gotik edebiyatın dünyadaki en önemli merkezlerinden biri haline getirdi. Yemyeşil tepelerin üzerinde yükselen devasa manastır kalıntıları ve puslu limanıyla Whitby, kurgu ile gerçeğin birbirine karıştığı bir durak.
Bram Stoker ve Whitby İlhamı
İrlandalı yazar Bram Stoker, 1890 yılında yorgunluğunu atmak için arkadaşı aktör Henry Irving’in tavsiyesiyle Whitby’ye geldi. Burada geçirdiği bir aylık tatil, dünya edebiyatının en ünlü vampirinin doğumuna vesile oldu:
-
İsim Kaynağı: Stoker, “Dracula” ismini Whitby Kütüphanesi’nde yaptığı araştırmalar sırasında buldu. Bir kitapta okuduğu Eflak Prensi Vlad Tepes (Kazıklı Voyvoda) ve “şeytan/ejderha” anlamına gelen Dracula ismi yazarın dikkatini çekti.
-
Gerçek Bir Gemi Kazası: Romandaki Demeter gemisinin fırtınalı bir gecede karaya oturma sahnesi, 1885 yılında Whitby sahilinde gerçekten yaşanan Dmitry adlı Rus gemisinin kazasından esinlenilmiştir.
-
Mezar Taşlarından Karakterlere: Stoker, kasabadaki St. Mary Kilisesi’nin mezarlığında dolaşırken mezar taşlarındaki isimleri not etti. Romanda Dracula’nın Whitby’deki ilk kurbanı olan Swales ismi, aslında orada yatan gerçek bir kişiye aittir.
Kasabanın Gotik Simgeleri
Whitby’ye gidenleri, romanın sayfalarından fırlamış gibi duran ikonik yapılar karşılar:
-
Whitby Manastırı (Whitby Abbey): MS 656’da kurulan bu görkemli yıkıntı, kasabanın en hakim noktasında yer alır. Kont Dracula, gemi kazasından sonra siyah bir köpeğe dönüşerek bu manastıra doğru kaçar.
-
199 Basamak: Limanla kiliseyi birbirine bağlayan bu ünlü merdivenler, romanda Dracula’nın sahilinden yukarıya tırmandığı yoldur.
-
Jet Taşları (Oltu Taşı Benzeri): Whitby, özellikle Viktorya döneminde yas takılarında kullanılan siyah “Jet” taşıyla ünlüdür. Bu “kapkara” taş, kasabanın gotik ruhunu tamamlayan unsurlardan biridir.
Turizm ve Etkinlikler
Whitby artık sadece bir balıkçı kasabası değil; yılda iki kez düzenlenen Whitby Goth Weekend (Whitby Gotik Hafta Sonu) ile binlerce gotik kültür tutkununu ağırlar. Nisan ve Ekim aylarında düzenlenen bu festivalde kasaba sokakları; korsanlar, vampirler ve Viktorya dönemi kıyafetleri giymiş insanlarla dolar.
“O kadar gotik bir yapı ki, kendinizi bir korku filmi setinde sanabilirsiniz.”




