Berlin’deki Dünya Forumu’nda konuşan eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Epstein dosyaları üzerinden Trump yönetimine sert suçlamalar yöneltirken, eşi Bill Clinton ile birlikte Kongre önünde ifade vereceklerini açıkladı.
Tarihi İfade Takvimi ve “Güneş Işığı” Vurgusu
Hillary ve Bill Clinton, Epstein ile olan bağlantıları hakkında Kongre komitesine ifade vermeyi kabul etti. Bu durum, 1983’ten bu yana eski bir ABD başkanının bir komiteye vereceği ilk ifade olması bakımından tarihi bir önem taşıyor. Çiftin bu hamlesi, “Kongre’ye itaatsizlik” oylamasının da iptal edilmesini sağladı.
| İsim | İfade Tarihi | Talep |
| Hillary Clinton | 26 Şubat 2026 | Kamuoyuna Açık Oturum |
| Bill Clinton | 27 Şubat 2026 | Kamuoyuna Açık Oturum |
Hillary Clinton, süreçle ilgili şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:
“Saklayacak hiçbir şeyimiz yok. Bu dosyaların tamamının açıklanması için defalarca çağrıda bulunduk. Güneş ışığının en iyi dezenfektan olduğunu düşünüyoruz.”
Trump: “Ben Aklandım”
Dosyalarda adı yüzlerce kez geçen Donald Trump, Jeffrey Epstein ile bağını yıllar önce kestiğini savunarak dosyaların kendisini akladığını iddia etti. Trump, Adalet Bakanlığı’nın da bazı iddiaları “2020 seçimleri öncesi sunulan abartılmış iddialar” olarak nitelendirmesine dayanarak, soruşturmaların asıl odağının Demokratlar olduğunu öne sürdü.
Dosyalardaki Kritik Detaylar ve Prens Andrew Çıkışı
Dosyaların kamuoyuna sızan kısımlarında, Bill Clinton’ın Epstein ile çekilmiş uygunsuz fotoğraflarının bulunduğu iddiaları tartışmaları alevlendirdi. Hillary Clinton ise Epstein’ın suç ortağı Ghislaine Maxwell ile sadece birkaç kez karşılaştığını savundu.
Hillary Clinton ayrıca, hedefi genişleterek İngiliz Kraliyet Ailesi‘nden Prens Andrew’un da ifade vermesi gerektiğini belirtti:
-
Prens Andrew Faktörü: Andrew, fotoğraflara ve dosyadaki iddialara rağmen suçlamaları reddediyor.
-
Mağdur Ailelerin Talebi: Virginia Giuffre’nin ailesi, Andrew’un da komite karşısına çıkması için baskılarını artırıyor.
Bu ifadeler, 2026’nın en çok konuşulan hukuki ve siyasi olaylarından biri olmaya aday. Özellikle oturumların halka açık yapılması talebi, ABD siyasetinde şeffaflık tartışmalarını doruk noktasına çıkarabilir.




