Kolombiya açıklarındaki Santa Cruz del Islote, sadece 2,4 dönümlük yüzölçümüyle “dünyanın en yoğun nüfuslu adası” unvanını taşıyor. Ne polisi ne de tek bir arabası olan bu ada, New York’un Manhattan bölgesinden bile daha yoğun bir yerleşime sahip.
-
yüzyılda balıkçıların mercan resifi üzerine inşa ettiği bu yapay ada, bugün yaklaşık 200 aileye ev sahipliği yapıyor. Nüfusun dönemsel olarak 1.000 kişiyi aştığı adada yaşam, bildiğimiz şehir hayatından çok farklı akıyor.
Her santimetre dolu: Kat çıkarak büyüyorlar
Türk YouTuber Ruhi Çenet’in de ziyaret ederek belgelediği adada, yatay genişleme imkanı olmadığı için binalar dikey olarak büyüyor. Boş yer kalmadığı için insanlar mevcut evlerin üzerine yeni katlar inşa ediyor. Adanın bir ucundan diğerine yürümek ise sadece iki dakika sürüyor; bu yüzden otomobil veya motosiklete ihtiyaç duyulmuyor.
Kanalizasyon yok, gıda donanmadan
Adadaki yaşam şartları oldukça zorlu:
-
Altyapı: Modern bir kanalizasyon sistemi yok, atıklar denize dökülüyor.
-
Enerji: Elektrik kesintileri günlük hayatın bir parçası.
-
Gıda: Tarım arazisi olmadığı için sebze ve meyve ihtiyacı birkaç haftada bir Kolombiya donanması tarafından getiriliyor. Temel geçim kaynağı ise balıkçılık.
“Polise ihtiyaç duymuyoruz”
Tüm bu zorluklara rağmen ada sakinleri hayatlarından memnun. Adada suç oranı neredeyse sıfır olduğu için polis teşkilatına gerek duyulmuyor. Bir ada sakini durumu, “Burada herkesi tanırım, herkes de beni tanır. Suç yok, insanlar birbiriyle iyi geçiniyor” sözleriyle özetliyor.
Bu sıkışık alanda bir okul, kilise, sağlık kliniği ve turistler için küçük bir otel dahi bulunuyor.




