Cakarta’nın 120 kilometre güneyinde, “Aydınlanma Dağı” olarak bilinen Gunung Padang, sönmüş bir yanardağın üzerindeki beş teraslı yapısıyla arkeoloji tarihinin en büyük tartışmalarından birine ev sahipliği yapıyor. Bölge, “doğal bir tepe mi yoksa insan yapımı devasa bir piramit mi?” sorusu üzerinden bilim insanlarını iki karşıt kampa ayırmış durumda.
“MÖ 25.000” İddiası: Tarih Yeniden mi Yazılacak?
Jeolog Danny Hilman Natawidjaja önderliğindeki bir ekip, yeraltı görüntüleme (GPR) ve sondaj tekniklerini kullanarak yapının derinliklerine dair çarpıcı bir iddia ortaya attı.
-
Dört Katmanlı Yapı: Araştırmacılar, tepenin doğal olmadığını, aksine üst üste inşa edilmiş dört ana katmandan oluştuğunu savunuyor.
-
Aşırı Eski Tarihlendirme: Yapılan karbon testlerine dayandırılan iddiaya göre, en alt katman MÖ 25.000 yılına kadar uzanıyor.
-
Mimari Plan: Yüzlerce kilogramlık andezit sütunların geometrik dizilimi, ekibe göre doğal bir aşınma değil, bilinçli bir mühendislik ürünü.
Eğer bu tarihler doğrulanırsa; Gunung Padang, Mısır Piramitleri’nden ve Stonehenge’den yaklaşık 20.000 yıl daha eski bir yapı olarak insanlık tarihini kökten değiştirecek.
Bilim Dünyasındaki Şüphe Cephesi
Ana akım arkeoloji çevreleri, sunulan bu tarihlere ve “piramit” tanımlamasına oldukça mesafeli yaklaşıyor. Uzmanlar, yerleşik hayatın ve kompleks taş işçiliğinin tarihsel gelişimine bu iddianın uymadığını belirtiyor.
| Eleştiri Noktası | Uzman Görüşü |
| Doğal Oluşum | Arkeolog Flint Dibble, taş dizilimlerinin yanardağ aktivitesi ve doğal soğuma süreçleriyle (sütun bazaltlar) oluşabileceğini savunuyor. |
| Organik Kanıt Eksikliği | Arkeolog Bill Farley, 25 bin yıl öncesine ait bir yerleşimde bulunması gereken kemik, kömür veya yemek artığı gibi günlük yaşam izlerinin eksikliğine dikkat çekiyor. |
| Teknik Yorum Farkı | Eleştirenler, jeolojik katmanların insan yapımı “inşaat katmanı” olarak yanlış yorumlanmış olabileceğini ifade ediyor. |
Popüler Kültür ve “Kayıp Uygarlık” Teorileri
Gunung Padang, 2022 yılında dijital platformlardaki belgesellerle dünya çapında popülerlik kazandı. Yazar Graham Hancock gibi isimler, alanı “Buzul Çağı’nda yaşamış gelişmiş ve kayıp bir uygarlığın” kanıtı olarak sunuyor. Ancak akademik camia, bu tür yaklaşımları somut kanıttan uzak, spekülatif “sahte arkeoloji” örnekleri olarak değerlendirerek uyarıda bulunuyor.
Günümüzde Gunung Padang, hem bir arkeolojik sit alanı hem de jeolojik bir fenomen olarak incelenmeye devam ederken; bilim dünyası kesin bir yargıya varmak için daha fazla kazı ve organik kanıtın ortaya çıkmasını bekliyor.




