ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki son duruma ilişkin Çarşamba gecesi Türkiye saatiyle 04.00’te bir ulusa sesleniş konuşması gerçekleştirecek.
Askeri Operasyonlar ve Çatışma Süreci
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt tarafından duyurulan bu kritik hitap, ABD’nin bölgedeki askeri stratejisinin geleceği açısından önem taşıyor. Başkan Trump, Salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’ın füze ve insansız hava aracı (İHA) kapasitesinin büyük oranda imha edildiğini savundu. Trump, mevcut çatışma sürecinin iki veya üç hafta içinde sona ermesini beklediğini ifade etti.
Pentagon kaynakları, ABD’nin bölgedeki stratejik noktalar olan Hark, Keşm ve Larak adalarına yönelik kara operasyonu planlarını masada tuttuğunu belirtiyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, operasyonel süreçte önümüzdeki günlerin belirleyici olacağını vurguladı.
Hürmüz Boğazı ve Uluslararası Sorumluluk
Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılması konusunda Washington yönetimi yeni bir yaklaşım benimsiyor. Trump, ABD’nin boğazın güvenliğini sağlama konusunda artık tek başına öncü rol üstlenmeyebileceğini, diğer ülkelerin de sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi. Başkan, Amerikan kuvvetlerini bölgeden çekmek için henüz bir karar verilmediğini ancak uluslararası katılımın şart olduğunu belirtti.
Müzakereler ve Tahran’ın Yanıtı
İran tarafı, ABD ile doğrudan müzakere masasına oturma tekliflerini reddetmeye devam ediyor. Tahran yönetimi, aracı kurumlar üzerinden mesaj trafiğinin sürdüğünü doğrulamakla birlikte, Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yönelik herhangi bir anlaşmaya varıldığı iddialarını yalanladı.
“Büyük ilerleme kaydedildi ancak herhangi bir nedenle kısa sürede bir anlaşmaya varılmazsa ve Hürmüz Boğazı derhal işletmeye açılmazsa İran’daki ‘ziyaretimizi’ şimdiye kadar bilerek dokunmadığımız tüm elektrik santrallerini, petrol kuyularını ve tesisleri yerle bir ederek bitireceğiz.”
Enerji ve Altyapı Tehdidi
Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda, anlaşma sağlanamaması durumunda İran’ın enerji altyapısının hedef alınacağı uyarısında bulundu. Bu kapsamda petrol kuyuları, elektrik santralleri ve su arıtma tesislerinin imha edilebileceği belirtiliyor. Washington’un bu sert retoriği, bölgedeki diplomatik ve askeri gerilimi en üst seviyeye taşımış durumda.




