Facebook’un 2018 yılında geliştirdiği ancak kamuoyuna hiç duyurmadığı “Bell” adlı uygulama, 2026 yılında Meta’ya karşı açılan ve 33 eyalet başsavcısının dahil olduğu dev “bağımlılık” davasıyla gün yüzüne çıktı. Mahkeme belgeleri, Facebook’un genç kullanıcıları rakiplerine kaptırmamak için ne kadar uç noktalarda projeler tasarladığını kanıtlıyor.
Bell’in Mimari Yapısı: “Dijital Okul Koridoru”
Belgelere göre Bell, Facebook’un o dönemde yükselen Discord ve Slack gibi topluluk odaklı platformlara verdiği bir yanıttı. Uygulamanın temel özellikleri şunlardı:
-
Kapalı Ağ Modeli: Sadece aynı lisede okuyan öğrencilerin katılabileceği, okul e-postası veya GPS doğrulamalı bir yapı.
-
Forum ve Kanallar: Okul spor takımları, kulüpler ve “koridor fısıltıları” (öğrencilerin okul içi dedikoduları ve isimsiz paylaşımları) için özel odalar.
-
İsimsizlik (Anonymity): Öğrencilerin kimliklerini gizleyerek “itiraflarda” bulunabileceği bölümler (bu özellik, siber zorbalık riskine rağmen etkileşimi artırmak için eklenmişti).
-
Google Classroom Entegrasyonu: Ödevlerin ve ders programlarının uygulama içinden takip edilebilmesi için planlanan bir eğitim ara yüzü.
Stratejik Hedef: Ömür Boyu Kullanıcı Tutma
Mahkemeye sunulan sunum dosyalarında Bell’in sadece bir mesajlaşma uygulaması değil, bir “kullanıcı kazanma motoru” olduğu görülüyor.
“Mezuniyet Köprüsü”: Tasarım belgeleri, lise öğrencilerinin mezun olduktan sonra Bell’deki tüm verilerinin ve arkadaş ağının otomatik olarak ana Facebook hesaplarına taşınmasını öngörüyordu. Bu, Meta’nın genç yaşta yakaladığı kullanıcıyı yaşam boyu ekosisteminde tutma stratejisinin bir parçasıydı.
Mahkemedeki Suçlamalar ve Meta’nın Savunması
Davacılar (eyalet başsavcıları ve okul bölgeleri), Bell projesini Meta’nın “çocukların ruh sağlığını kar peşinde feda ettiğinin” bir kanıtı olarak sunuyor.
-
Bağımlılık İddiası: Davacılar, Meta’nın çocukların henüz gelişmekte olan beyin yapılarını sömürmek için “itiraf” ve “fısıltı” gibi riskli sosyal dinamikleri bilerek kullandığını savunuyor.
-
Meta’nın Yanıtı: Şirket sözcüleri, Bell’in hiçbir zaman piyasaya sürülmemiş bir erken aşama araştırma projesi olduğunu vurguluyor. Meta, bu tür fikirlerin inovasyon sürecinin bir parçası olduğunu ve her zaman çocuk güvenliğini ön planda tuttuklarını iddia ediyor.
Bu belgeler, Meta’nın sadece mevcut uygulamalarını değil, rafa kalkmış projelerinin bile mahkemede aleyhine delil olarak kullanıldığı kritik bir döneme işaret ediyor.




