Jeffrey Epstein’in çocuk fuhuş ağındaki en kritik ismi olan ve 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Ghislaine Maxwell, Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi’ne verdiği telekonferans ifadesinde Washington’ı sarsan bir teklifte bulundu: “Af gelirse konuşurum.”
“Beşinci Madde” Duvarı ve Sessiz Kalma Hakkı
Pazartesi günü cezaevinden kahverengi mahkum kıyafetiyle bağlanan Maxwell, ifadesi boyunca stratejik bir sessizlik tercih etti.
-
Sessizlik Stratejisi: Maxwell, komite üyelerinin sorularına yanıt vermek yerine sürekli olarak ABD Anayasası’nın Beşinci Maddesi’ni (kendi aleyhine tanıklık etmeme hakkı) hatırlattı.
-
Şartlı İtiraf: Ancak bu sessizliğin bir fiyatı olduğunu da açıkça belirtti: Donald Trump tarafından verilecek bir Başkanlık affı.
Avukatın Çarpıcı İddiası: “Nedenini Sadece Maxwell Açıklayabilir”
Maxwell’in avukatı David Oscar Markus, komiteye sunduğu yazılı metinde davanın seyrini değiştirebilecek, ancak bir o kadar da tartışmalı bir iddia ortaya attı:
“Bayan Maxwell, Trump tarafından af verilmesi durumunda tam olarak ve eksiksiz konuşmaya hazırdır. Hem Trump hem de Clinton’ın herhangi bir suçu yoktur; ancak bunun nedenini sadece Bayan Maxwell açıklayabilir ve halk bu açıklamayı hak etmektedir.”
Bu açıklama, Maxwell’in elinde hem eski Başkan Bill Clinton‘ı hem de mevcut Başkan Donald Trump’ı Epstein davasındaki tüm şüphelerden tamamen temizleyecek bir “anahtar bilgi” olduğu iması olarak yorumlandı.
Siyasi Arenada Yankılar: “Canavar” ve “Olta”
Maxwell’in bu hamlesi meclis koridorlarında sert tepkilere yol açtı. Siyasi kanatların yaklaşımları şu şekilde özetlenebilir:
| Taraf | İsim / Kurum | Tepki ve Görüş |
| Demokratlar | Melanie Stansbury | Durumu “af için atılmış bir olta” ve siyasi kampanya olarak nitelendirdi. |
| Cumhuriyetçiler | Anna Paulina Luna | “AF YOK. Ya kurallara uyarsın ya da cezanı çekersin. Seni canavar!” sözleriyle tepki gösterdi. |
| Beyaz Saray | Sözcülük | Gündemde bir af konusunun bulunmadığını belirterek topu taca attı. |
Dava Dosyasındaki Son Durum
Maxwell’in mahkumiyetini bozma girişimleri daha önce Yüksek Mahkeme tarafından reddedilmişti. Hukukçular, Epstein’in yıllarca nasıl korunduğunu ve bu ağa dahil olan diğer “güçlü” isimleri ortaya çıkarmaya çalışırken; Maxwell’in bu son hamlesi, davanın sadece bir hukuk meselesi değil, aynı zamanda devasa bir siyasi pazarlık unsuru olduğunu bir kez daha kanıtladı.




