Boyu 1,5 metreye kadar ulaşabilen ve dünyanın en büyük amfibi türlerinden biri olan Japon dev semenderi, nehir ekosistemlerinde yürüttüğü mutlak hakimiyetle bilim dünyasının merceğinde. Liège Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, bu canlıların masum birer su böceği avcısından, nehirlerin korkulu rüyasına dönüşme sürecini detaylandırdı.
62 Santimetre: Besin Zincirinde Kritik Dönemeç
Araştırma ekibinin lideri Clement Duret, bu kadim canlıların gelişiminde biyolojik bir “kırılma noktası” tespit etti. Semenderler büyüdükçe sadece boyutları değil, tüm beslenme karakterleri de evrim geçiriyor:
| Boyut Aralığı | Beslenme Grubu | Başlıca Avlar |
| 62 cm Altı | Ara Seviye Tüketici | Küçük su böcekleri, larvalar |
| 62 cm Üstü | Mutlak Yırtıcı (Apex) | Balıklar, kurbağalar, tatlı su yengeçleri |
Bu kritik eşik aşıldığında, semenderin enerji ihtiyacı katlanarak artıyor ve canlı, nehir sisteminin en üst basamağına yerleşerek mutlak bir avcıya dönüşüyor.
Ekosistemi Yeniden Şekillendiriyorlar
Japon dev semenderlerinin iştahı, sadece bireysel bir gelişim meselesi değil; tüm nehir sistemini etkileyen bir mühendislik faaliyeti olarak görülüyor.
-
Nüfus Kontrolü: Kurbağa ve yengeç popülasyonlarını doğrudan düzenleyerek bu türlerin aşırı çoğalmasını engelliyorlar.
-
Enerji Akışı: Büyük avlara yönelmeleri, nehirdeki enerji döngüsünü ve besin zincirinin yapısını kökten değiştiriyor.
-
Hassas Denge: Uzmanlar, bu dev amfibilerin faaliyetlerinin yerel su sistemlerinin sağlığı ve biyolojik çeşitlilik üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu vurguluyor.
Uzman Uyarısı: “Bu canlılar başlangıçta zararsız birer nehir sakini gibi görünse de, 62 cm eşiğinden sonra tüm sistemi kendi ihtiyaçlarına göre dizayn eden birer ekosistem operatörüne dönüşüyorlar.”




