Tarihe “Kentucky Et Yağmuru” olarak geçen bu olay, 3 Mart 1876’da ABD’nin Kentucky eyaletindeki Bath County’de yaşandı. Bulutsuz ve güneşli bir gökyüzünden, yaklaşık 100 metre uzunluğunda ve 50 metre genişliğindeki bir alana birkaç dakika boyunca taze et parçaları düştü.
Olayın Gelişimi ve Tanıklıklar
Çiftçi Allen Crouch’un eşi Mary Crouch, evinin önünde sabun yaparken gökyüzünden “büyük kar taneleri gibi” et parçalarının yağdığını gördü. Gökyüzünde herhangi bir hava aracı veya fırtına belirtisi yoktu; etler sessizce ve taze bir şekilde yere indi.
-
Boyutlar: Düşen parçaların çoğu yaklaşık 5×5 cm boyutlarındaydı; ancak el ayası kadar (10×10 cm) büyük parçalar da rapor edildi.
-
Tadına Bakıldı: Dönemin cesur yerel sakinlerinden bazıları etin tadına baktı ve lezzetini geyik, kuzu veya ayı etine benzetti.
-
Miktar: Mary Crouch, düşen et miktarını “bir at arabasını dolduracak kadar” şeklinde tanımladı.
Laboratuvar Analizleri: Gerçek Doku Saptandı
Olaydan sonra toplanan numuneler dönemin prestijli dergilerinde ve tıp merkezlerinde incelendi. Analizler sonucunda şu dokular tespit edildi:
-
Akciğer dokusu (en çok rastlanan doku türü)
-
Kas lifleri
-
Kıkırdak ve bağ dokusu
Bilim insanları, dokuların taze olduğunu ve bir memeliye (muhtemelen at veya sığır) ait olduğunu doğruladı.
En Güçlü Teori: Akbaba Kusması
Bilim dünyasının üzerinde en çok birleştiği açıklama, bölgenin üzerinden geçen büyük bir akbaba sürüsünün (Turkey Vultures veya Black Vultures) toplu halde kusmuş olmasıdır. Bu teori şu gerekçelere dayanmaktadır:
-
Savunma Mekanizması: Akbabalar, bir tehdit algıladıklarında veya hızlıca havalanmak istediklerinde hafiflemek için midelerindeki içeriği boşaltırlar.
-
Zincirleme Reaksiyon: Sürüdeki bir kuşun kusmaya başlaması, diğerlerinin de bu davranışı tetiklenmesine neden olabilir.
-
Doku Çeşitliliği: Düşen parçaların mide asidiyle karışmış akciğer, kas ve kıkırdak gibi farklı dokulardan oluşması, bir leşten beslenen akbabaların mide içeriğiyle örtüşmektedir.
Alternatif İhtimaller
Zamanında ortaya atılan ancak büyük oranda çürütülen diğer teoriler ise şunlardı:
-
Nostoc (Siyanobakteri): Yağmurla şişip et gibi görünen bir yosun türü olduğu iddia edildi; ancak gökyüzünün açık olması ve doku analizindeki kas yapıları bu tezi çürüttü.
-
Meteor Patlaması: Etlerin bir meteorla geldiği düşünülse de biyolojik doku gerçeği bu iddiayı imkansız kıldı.
-
Hortum: Uzaktaki bir kasırganın bir mezbahadan etleri çekip oraya bırakmış olabileceği söylendi; fakat çevrede o gün herhangi bir fırtına rapor edilmedi.
Bugün hala gizemini koruyan bu olay, doğa tarihinin en tuhaf “yağmurlarından” biri olarak kabul ediliyor.




