1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Bir hissenin ucuz mu yoksa çok pahalı mı olduğunu işte bu şekilde anlarsınız

Bir hissenin ucuz mu yoksa çok pahalı mı olduğunu işte bu şekilde anlarsınız

"Bir hissenin ucuz mu yoksa 'değer tuzağı' mı olduğunu nasıl anlarsınız? İşte fiyatın ötesine geçip şirketin gerçek ekonomik değerini (İçsel Değer) bulmak için bilmeniz gereken kritik farklar...

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yatırım dünyasında en çok sorulan “Bu hisse ucuz mu, pahalı mı?” sorusunun cevabı, hissenin fiyat etiketinde değil, fiyat ile o şirketin ürettiği nakit arasındaki ilişkide gizlidir. Warren Buffett’ın “Fiyat ödediğiniz, değer ise elde ettiğiniz şeydir” ilkesi, başarılı bir analizin temelini oluşturur.

Bir hissenin değerini ölçmek için kullanılan iki ana yaklaşımı ve kritik verimlilik rasyolarını şu şekilde detaylandırabiliriz:

1. Göreceli Değerleme: Piyasa Çarpanları ile Kıyaslama

Piyasadaki en pratik yöntemdir. Bir şirketi kendi geçmişiyle veya sektördeki rakipleriyle kıyaslayarak bir sonuca varır.

  • Fiyat/Kazanç (F/K): Şirketin her 1 TL’lik kârı için yatırımcıların kaç TL ödemeye razı olduğunu gösterir. Örneğin; sektör ortalaması 15 iken bir şirketin F/K’sı 10 ise, bu “görece” ucuz görünebilir.

  • Firma Değeri / FAVÖK (EV/EBITDA): Şirketin borçlarını da hesaba katarak operasyonel nakit yaratma gücünü ölçer. Özellikle borçlu veya ağır sanayi şirketlerini kıyaslamak için F/K’dan daha sağlıklıdır.

  • Piyasa Değeri / Defter Değeri (PD/DD): Şirketin piyasadaki değerinin, muhasebe kayıtlarındaki özsermayesine oranıdır. Bankacılık ve gayrimenkul sektörlerinde sıkça kullanılır.

Dikkat: Sektörün tamamı aşırı fiyatlanmışsa, “sektörün en ucuzu” olan hisse bile aslında pahalı olabilir.

2. İçsel Değerleme: İndirgenmiş Nakit Akışı (DCF)

Piyasa fiyatından bağımsız olarak, şirketin “gerçekte ne etmesi gerektiğini” hesaplayan yöntemdir.

  • Temel Mantık: Şirketin önümüzdeki 5-10 yıl boyunca üreteceği tüm serbest nakit akışları tahmin edilir ve bu paralar “paranın zaman değeri” gözetilerek bugünkü değere indirgenir.

  • İskonto Oranı (WACC): Gelecekteki parayı bugüne çekerken kullanılan orandır (Ağırlıklı Ortalama Sermaye Maliyeti). Risk arttıkça bu oran yükselir ve şirketin bugünkü değeri düşer.

3. Kaliteyi Ölçen Kritik Metrik: ROIC (Yatırılan Sermaye Getirisi)

Bir hissenin sadece fiyatına bakmak yetmez; şirketin sermayesini ne kadar verimli kullandığını anlamak gerekir.

  • ROIC vs. WACC: Şirketin sağladığı getiri (ROIC), o sermayeyi elde etme maliyetinden (WACC) yüksek olmalıdır.

    • ROIC > WACC: Şirket büyüdükçe hissedar için değer yaratır.

    • ROIC < WACC: Şirket büyüdükçe aslında hissedarın servetini yok eder.

Özetle; Bir Hisse Ne Zaman “Ucuzdur”?
  1. Piyasa fiyatı, hesaplanan içsel değerin (DCF sonucu) altındaysa,

  2. Benzer büyüme ve risk profiline sahip rakip şirketlere göre çarpanları (F/K, EV/EBITDA) daha düşükse,

  3. Yüksek bir ROIC oranına sahip olmasına rağmen, piyasa bu verimliliği henüz fiyatlamamışsa.

Yatırım yapmadan önce bu iki yöntemi birleştirerek bir “emniyet marjı” (margin of safety) oluşturmak, sizi hatalı fiyatlamalardan koruyacaktır.

Bir hissenin ucuz mu yoksa çok pahalı mı olduğunu işte bu şekilde anlarsınız
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin